Zengibar Kalesi keşfedilmeyi bekliyor

Konya’nın Bozkır ilçesine bağlı Ulupınar Köyü’nde bulunan ve tarihi MÖ. 2000 yılına uzanan antik Zengibar Kalesi tarihçiler, fotoğraf sanatçıları, arkeologlar ve yerli-yabancı turistler tarafından keşfedilmeyi ve sahip çıkılmayı bekliyor.

Zengibar Kalesi, Konya-Bozkır Karayolu üzerinde, Bozkır ilçe merkezine 19 Km uzaklıkta antik bir yerleşimdir. Bozkır’a gelmeden önce solda Hacılar Köyü’ne ayrılan yolu takiben Hacılar Köyü’ne, buradan da yaklaşık 3 Km’lik toprak bir yolla, antik kentin güney nekropolünü içine alan düzlüğe geliniyor. Güney nekropolünün yamacında yer alan bir başka yol ile de surlarla çevrili kentin merkezindeki dini ve sosyal yapıların olduğu tepeye ulaşılıyor.1816 m rakımlı Asar Tepe ve Kiremitli Tepe’nin surlarla çevrilmesiyle oluşturulan kente güneyden Akropol Kapısı, batıdan ise Kent Kapısı ile giriş sağlanmakta. Henüz 14 tanesinin varlığını kesin olarak tespit edilebilen kule yapılarıyla da kentin etrafı son derece tahkimli surlarla çevrili.


Konya ili Bozkır ilçesi Işıklar, Yazdamı, Ulupınar ve Hacılar Köyü arasındaki Asarlık Tepesi ve Kiremitli olarak bilinen saha. Bozkır İlçe merkezine 19 Km uzaklıkta. 1816 m. yükseklikte hâkim bir tepe üzerine kurulu kadim yerleşim yeri. Sarp uçurumlarla çevrilmiş olan tepe, çevresini kontrol altında tutan stratejik bir konuma sahip. Kalıntılar sahasının yer aldığı Asarlık Tepesi güneyde Göksu Vadisi, batıda Çarşamba Vadisi, kuzeyde ise antik İkonium-İsaura-Germanikopolis-Anemurium yolunun kavşak noktasında yer alan Dalisandos (Sarıoğlan) ile çevrili. Asarlık Tepesi’ndeki kalıntılar sahasının İsaura kentine ait olduğu yaygın olarak kabul görmüş. İsaura kenti ile ilgili en erken bilgiye ise Sicilyalı Diodoros’un Bibliotheka Historika adlı eserinde rastlamaktayız. Balakros’un öldürülmesi ve Perdikkas’ın bölgeye ceza seferi düzenlemesi ile ilgili bu bilgiler bölge tarihi için önemli. Zengibar Kalesi’ndeki kalıntılar sahası ilk defa 1837 yılı 12 Ağustos günü İngiliz seyyah ve jeolog W.J.Hamilton tarafından ziyaret edilmiş. Bölgedeki gezilerinin iki gününü Zengibar Kalesi’ne ayıran Hamilton, birçoğu günümüze kadar ulaşamayan yazıtlar yoluyla buradaki kalıntılar sahasının antik kaynaklarda adı geçen “Isaura” kentine ait olduğunu tespit eder. Bu zamana kadar Isaura kenti Beyşehir Gölü çevresinde aranmaktaymış. J.R.S. Sterret’in 19. yy. sonlarında antik kentte yaptığı bir çalışmada daha önce Hamilton tarafından tespit edilen epigrafik malzemeler yeniden değerlendirilmiş. 1900’lü yılların başında ise Avusturya Bilimler Akademisi’nden J. Jüthner başkanlığındaki bir ekip tarafından kentte kısa süreli bir araştırma yapılmış.

Balkan Savaşları, I. Dünya Savaşı ve Kurtuluş savaşları sebebiyle olsa gerek Zengibar Kalesi’ndeki araştırmalar 30 yıl kadar kesintiye uğrar. J. Jüthner’in ekibinde yer alan H. Swoboda bir başka ekiple 1930’lu yılların başında Zengibar Kalesi’ne gelir ve kentteki ilk kapsamlı çalışmalar da Swoboda başkanlığındaki bu ekip tarafından yürütülür. Bu çalışmalar sırasında kentteki birçok yapının niteliği saptanır ve kimilerinin de restütisyon denemesi yapılır. 1935 yılına kadar antik kentte yapılan çalışmalar 1959 yılında P. Verzone tarafından uzun bir makale çalışması ile yeniden değerlendirilir. Verzone, kendinden önceki çalışmalarda yapılan kent planlarının da yardımıyla Zengibar Kalesi’nin dönemin şartlarına göre kapsamlı bir kent planını çıkarır.


Soldan Sağa: Ekrem Özden, Bozkır Belediye Başkanı İbrahim Gün ve abim Emre Özden

“Zengibar, İç Anadolu’nun Efes’i”

Bu kadar eski ve buram buram tarih kokan bir antik şehir nasıl olurda yeterli ilgiyi görmez diye düşündüm ve Zengibar Kalesi’yle ilgili çalışmaları, buranın turizme kazandırılması için yapılması gerekenleri Bozkır Belediye Başkanı İbrahim Gün ile konuştum.  Gün; Zengibar Kalesi için “İç Anandolu’nun Efes’i” diyor.

Zengibar Kalesi’yle ilgili çalışmalar şu anda ne durumda?

Biz göreve geldiğimizde Zengibar Kalesi için İç Anadolu’nun Efes’i” demiştik. Daha sonra bu söylem tuttu. En son Selçuk Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekanı Sayın Necmi Aydın Bey’le görüştük. Ben Necmi Hocamıza Zengibar’la ilgili bazı şeyler anlattım Necmi hocamız da sağ olsun üniversitedeki diğer hocalarla ve öğrencileriyleBozkır’a geldiler. Öğrencilere kaleyi gezdirdik. Burayıimkânlarımız ölçüsünde ömrümüz ne kadar yetiyorsa tanıtıyoruz ve tanıtmaya devam edeceğiz. Bunun için çalışacağız çünkü burası Bozkır’ın geleceği. Sadece Bozkır’ın değil, Konya’nın, hatta Türkiye’nin geleceği. Tarihi ve kültürel yerlerimizi su yüzüne çıkarmamız lazım. Eğer böyle yapmazsak yaşadığımız yerlerde daha önce hangi medeniyetlerin yaşadığını öğrenemiyoruz. Zengibar Kalesi milattan önce 2000’li yıllara kadar uzananİsauralar’ın yaşadığı çok kadim bir şehir Osman Doğanay Hocamız üst yapı çalışmalarını ve kazıları uzun zamandır yapıyor sağ olsun Osman hocamızdan burayla ilgili çok şey öğrendik, biz de kendisine her anlamda destek verdik. En büyük teşekkürü ise Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Tahir Akyürek’e ediyorum. Çünkü biz kendisine burayı anlattığımızda sağ olsun çok ilgilendi, konunun üzerinde durdu ve önemsedi. İmar daire Başkanlığımıza talimatını verdi oradan bölgenin hala zinde aldı ve şu anda imar Daire Başkanlığı tarafından kale ve çevresinin korunması için proje hazırlanıyor bunun yansıra Kültür ve Turizm İl Müdürlüğümüze, Koruma Kurulumuza ve Kültür ve Turizm Bakanlığımıza da ayrıca teşekkür ediyorum. Son aldığımız haberlere göre Kültür ve Turizm Bakanlığı, Konya Büyükşehir Belediyesine buranın restorasyonu ile ilgili bir ödenek ayırmış, şimdi ise büyükşehir belediyesi buranın güvenlik kameralarıyla donatılması, kazı çalışmalarının başlatılması ve kazı evinin kurulması için gerekli çalışmaları yapmaya başlayacak ve inşallah Zengibar Kalesi çok kısa bir süre sonra turizme kazandırılmış olacak.

Peki buraya öncelikli olarak neler yapılması gerekiyor, yetkililerden beklentileriniz neler?

Öncelikli olarak buranın acilen koruma altına alınması gerekiyor çünkü kalenin etrafındaki taşlar alıp götürülüyor ve ne yazık ki buradan kaçırılıyor. İddia ediyorum böyle eski bir uygarlık kalıntısı bir Almanya’nın elinde olmuş olsaydı İspanya’nın elinde olmuş olsaydı oraların insanları eminim o yerlere çok daha iyi bakarlar ve gereken özeni gösterirlerdi. Biz halk olarak maalesef bu konulara fazla değer vermiyoruz. 2) Kazı evinin yapılıp, yapılan kazılardan sonra ortaya çıkarılan tarihi eserler orada sergilenmeye başlanmalı. 3) Bu bölge ivedilikle kameralarla izlenmeli ve orada uçan kuştan bile yetkili birimlerin haberi olmalı. İlk etapta yapılması gerekenler bunlar. Daha sonra kaleye gidiş gelişlerin ve ulaşımın kolay olması için bir turizm yolu yapılması gerekiyor.
Bir de tanıtım meselesi var tabi. Biz belediye olarak elimizden geleni yapıyoruz gerçi ama sonuçta kaynaklarımız ve imkânlarımız kısıtlı. Kültür ve Turizm Bakanlığı buranın restorasyonunu bitirdikten sonra tanıtım çalışmaları için de bir şeyler yapmalı diye düşünüyorum. İnanın burası en az Çatalhöyük kadar değerli bir yer fakat onlarla kıyaslandığında tanıtımı yok denecek kadar az maalesef.

Buranın turizme kazandırılması Bozkır ve çevresini nasıl etkiler?

Burası turizme kazandırıldığında Antalya’dan Alanya’dan civarımızdaki yerlere giden turlar, otobüsler ve tur şirketleri Bozkır’a da uğrayacaklar ve burada kalacaklar alışveriş yapacaklar ve buraya döviz bırakılacak en başta bunun böyle bir yararı olacak. Örneğin Zengibar Kalesi’nde bir Zafer tagı var, bu tag Roma imparatoru Hadrianus’un Zengibar’ı ziyareti şerefine yapılmış bir tag ve çok önemli. Sırf bunu görmek için bile buraya gelmek isteyen tarihçiler, arkeologlar, fotoğraf sanatçıları ve seyyahlar olabilir. Burası turizme kazandırılırsa o tarz insanların bu bölgeye gelmesi daha da kolaylaşacak ve burası bir cazibe merkezi haline gelecek. Bozkır; aynı zamanda Osmanlı’da sancağı olan bir beylik. TÜRSAB burayı tur programına dahil ettikten sonra turistler buraya da gelecek, burada yenilecek, içilecek ve buraya döviz bırakılacak. Dolayısıyla Bozkır ve çevresi ekonomik anlamda daha da kalkınacak.

***
NOT: Bu yazı ilk olarak 17 Nisan 2017 Pazartesi günü Diriliş Postası gazetesinde yayınlandı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir